YİNE HÜZÜN

Yıkılıyor du tüm duygularım yine,

Bir hafta sonuydu,

İçimde bir feryat figan kopuyordu ki sorma,

Soğuk bir poyraz ısırıyordu boğazımı,

Diken diken olmuştu tüylerim, ürperirken ben,

Az sonra utanmadan ağlıyordum,

Evet! Terketti!

Ve homurdanıyordu deniz koyu mavi dalgalarını köpürdeterek,

Belliki o da ağlayacaktı,

Belki de tutacaktı kendini bu zavallıdan

utanarak,

Belki de kızarak bu şehri yutacaktı.

İBRAHIM AYKUT AKINCI

Reklamlar

DİYORMUŞ Kİ

Diyormuş ki ben ona bir gölgede aşık oldum,

Sonbaharda, hani o kahverengi, sarı yapraklarını dökmüş meşe ağacının altında,

Bense güneşe doğru gidiyorum şimdi sevgilim,
Aynı mavi otobüste, sağ tarafta, pencere kıyısında oturuyorum yine

Aklım sensiz geçen günlerimde tutuklu,

Elimde bir kalem bir kağıt, yarısına seni, yarısına beni yazıyorum.

*************

Diyormuş ki; ağlıyordur bensiz bir kuytu köşede,

Ben onu bir sokak köşesinde ağlarken buldum,

Bense yağmurlara doğru gidiyorum şimdi sevgilim,

Aynı mavi otobüste, sağ tarafta, pencere kıyısında oturuyorum yine,

Cama yağmur damlaları vuruyor şimdi sevgilim,

Seni anlatarak süzülüyor aşağıya doğru ve ben üşüyorum hafifçe.

*******************

Diyormuş ki, her kaybettiğimde onu,

Göz yaşlarıyla yıkadım yüzümü,

Bense sensizliğe gidiyorum şimdi sevgilim,

Aynı mavi otobüste, sağ tarafta, pencere kıyısında oturuyorum yine,

Bense seni unutmaya gidiyorum şimdi sevgilim,

Aynı mavi otobüste sağ tarafta oturuyorum yine.

MARTILARDA AĞLAR

Bakma denizin böyle şen şakrak dalgaların neşeli olduğuna.
Martılar çırpınıyor bak gökyüzünde bir kuru simit için.
Güzel bir kız geçiyor şimdi kumsaldan hiç oralı değil.
Masmavi bir örtü gibi gizliyor deniz martıların göz yaşlarını.
*********
Sesleri sahili delip geçiyor bazen sanarsın bir festival bir bayram.
Nereden bileceksin bu çığlıklar çılgın bir ekmek kavgası.
Simit atanlarda yok artık eskisi gibi kıyılardan,vapurlardan.
Martılarda ağlar gülüm böyle söylüyor dalgalar.

Martılar da ağlar tıpkı senin benim gibi
Ağlarlar ama göremezsin içlerine akıtırlar göz yaşlarını,
Dilleri yok ki feryat figan etselerde anlatamazlar dertlerini,
Martılarda ağlar hemde hergün bilemezsin,
Tıpkı senin benim gibi.
İbrahim Aykut Akıncı

Kalabalıklar İçinde

Sessiz bir ıslık,kimsesiz bir çocuk,
Hiç bitmeyecek bana olan öfken belli.
Suçum biraz hıyar olmak aslında sen daha iyi bilirsin.
Ne zaman yüzüm gülse,arkamdan çekilen kocaman bir nanik.
Ne yapayım seni, bu vefasız kalabalığı.
Rüzgara karşı uçan bir kuş gibi yordu hayat beni.
Bir çingenenin hayasız mutluluğuna nasıl muhtacım bir bilsen.
Kalabalıklar içinde bir ses bir ışık olsan şimdi
Anlamazsın, anlamadın…
Bu kadar mı vefasız bu tükenmez nefretin?
Neyse…
Ben yine kalabalıklar ıçinde yapayalnız.
Ben yine sana mahçup kaderimle başbaşa çaresiz.
İBRAHIM AYKUT AKINCI

AKŞAM ÜSTLERİ

Akşam üstleri aşık olurum ben canımın her çektiğine,
Minübüsler bir iner bir çıkar sevdamın dağlarına,
Ne kadınlar sevdi bu dudaklar o kadınlar için her gece bin çile,
Gülerken ağlamak, severken ayrılmak, bir gecede yaşlanmak var bu mısralarda.
***************************************
Akşam üstleri ayrılırım aşklarımdan kimseden habersiz,
Beni ben yapan sevmelerin yok mu kararsız, tutarsız,
Sen bana aşık kendin habersiz, ben sana aşık aşktan habersiz,
Hep kaderimle kavgalı hayallerim, inadina umursamaz,inadina gamsız.
****************************************
Akşam üstleri çöker üzerime kahrolası yalnızlığım,
Aşıklar nispet yapar caddelerde kafelerde yalnızlığım kabahat.
Sevmeyeceğim inadima, inadima aşkını da seni de yok sayacağım.
Sensiz de oluyor meraklanma oohh bekar yaşamak ne rahat.
********************************************
Akşam üstleri hatırlarım gençliğimi,
Bir blue çağı hastalığı sinmiş üzerime,
Yalan değil hani sen çaldın benden gençliğimi,
Gelme sakın alışmışken baştan aşağı sensizliğe.

İBRAHİM AYKUT AKINCI

KIZIL SEVDALAR

Bir beyaz bulut geçer düşlerimin içinden,
Bir damla sevinç, bir damla hüzün damlar sağ omzuma,
Ne kaldiki geriye geceler boyu sevişmelerimizden,
Belki birazdan boyalı bir kuş ortak olur umuduma.
*****************************************
Kızıl sevdalar var doğup büyüdüğüm şehirlerde.
Ben ben gibi sevmeliyim, ben gibi yaşayıp ölmeliyim.
Kızıl kavgalar var şimdi aşklarımla seviştiğim
caddelerde,
Ben ben gibi sevişmeli, sen gibi terketmeliyim.
********************************************
Kanadı kırık bir kuş düşer sonra kaldırıma,
Çırpınır da çırpınır limandaki dalgalar gibi,
Üflesen yıkılacağım kanadı kırılmış kuş misali tutunamadan yarınlarıma,
Sevmek mi dedin sevgilim, sevmek bugünlerde aklı karışık bir ferhat gibi.

*********************************************
Kızıl sevdalar var şimdi güzelim patikalarda,
Kırmızı bisikletli delikanlılar sevdamı çalmışlar gezerken diyar, diyar,
Bir akşam üstü kızıllığı var şimdi semalarda,
Ne benden sana fayda ne senden bana bir vefa var.

Yarınlara Yolculuk

Yarınlara yolculuk var,
Bir bilette ben aldım şimdiden,
Biraz sevinç aldım yanıma, birazda neşe,
Ha birazda umut aldım vermek için isteyene,
Biraz acı, biraz tasa, birazda can sıkıntısı
Hepsinden karıştırdım biraz kendimce,
Nuhun gemisinde ki gibi ne eksik ne fazla.
Üzüntülerim geldi birden aklıma,
Eyvah! Unuttum onları almayı,
İyi kide unuttum,
Nereden geldiler birden aklıma.
Sonra aşk geldi aklıma,
Düşündüm bir müddet,
Almalı mı yanıma? Almamalı?
Sevmeli mi yeniden?
Sevmemeli mi?
Yarınlara yolculuk var arkadaş,
Buraya kadar deyip bırakmalı mı,
Yoksa atlayıp gitmelimi?