HERKESTEN BAŞKA

Ben bir başka dünyaların adamıyım,
Herkesten başkadır benim evim, sevmelerim,nefretim,
Kalabalıklar içinde de kalsam başka kaldırımlarda yürürüm hep tek başıma,
Bir başkadır benim sevdiğim kadınlar,
Yanlız yürürler onlarda benim gibi yalnız severler delikanlı çağlarında,

Ben bir başka dünyaların adamıyım,
Herkesten başkadır benim okuduğum kitaplar,
Gezdiğim caddeler bir başkadır,
Başka şarkılar dinler yalnız dans ederim ben hep,
Bir başkadır seviştiğim kadınlar,
Onlar da başka başka bakarlar bana yalnızken ben,

Ben bir başka dünyaların adamıyım,
Herkesten başkadır benim duygularım,
Bir başka türlü ağlarım ben hem gözlerimle hem yüreğimle ağlarım,
Başka türlü üzülür, başka türlü gülerim   ben herkesten başka,
Bir başkadır bakışlarım, bir başkadır duruşum, yürürken adımlarım,
Dedim ya ben bir başka dünyaların adamıyım,
Herkesten başka…

İBRAHİM AYKUT AKINCI

VE GÜNEŞ GİTTİ

Bir sabah kalkarsın bakarsın pencerenden gitmiş güneş,
Puslu sisli bir hava selamlar seni,
Biraz ayaz da var sanki dışarıda pencereye gitmez elin açamazsın,
Kuşlar ötüyor yine ama biraz keyifsiz gibi nameleri,
Ve güneş gitti diyor bulutlar ağlayarak,
Anlaşılan yaz bitti,
Güneş gitti bak az önceydi,
Yaprakları binbir dertli yine sonbahar ağaçlarının,
Düşüyorlar caddeye bir bir ve bağırıyor herbiri,
Bu yazda böyle bitti ey canlar,
Ve güneş gitti….

İbrahim Aykut Akıncı

IŞILTILI ŞEHİRLER VE SEN

Ahh o ışıltılı şehirler,
Yaşaması ayrı seyretmesi ayrı bir güzel,
Nasıl da aşık olmuştum sana koca koca binalar vardı manzaramızda,
Birde denizler vardı masmavi,
Gündüzleri güneşi geceleri yıldızları alırdı koynuna,
Sek sek oynayan çocuklar bize gülüşürlerdi
kaldırımdan,
Elele geçerken biz yanlarından,
Sonra ışıltılı caddeler vardı sokaklarında aşıklar bize özenmiş elele geziyorlardı sokaklarda,
Ne mutlu bir adam vardı bu ışıltılı şehirde,
Bir yanımda sen gözlerimden şehri almış götürmüş esmer güzeli,
Bir yanımda sensiz bomboş görünen ışıltılı aşıklar şehri,
Söylesene neye yarar ki sensiz bu ışıltılı şehirler,
Sen yoksan inan bir sürgüne bir cehenneme
döner bu şehirler,
Sensiz kurumuş çöllere benzer bu ışıltılı şehirler…

Ahh o ışıltılı şehirler,
Geceleri yutar bizi yaşanası sevdalarıyla lime lime,
Bir de sen varsın ya yanımda deymesinler inan ki keyfime,
Sensiz bu şehirler bir hiç,
Bir hiç sevgilim bir hiç,
Şehir seni ben ellerini ararım yokluğunda hemde nasıl çaresizce,
Söner ışıkları bir bir vakit ayrılık saatiyse kurur bu şehir,
Sen yoksan sevgilim bana baştan aşağı zehir bu şehir…

İbrahim Aykut Akıncı

EN SON KİMİ SEVDİN?

Hiç,
Hiçi sevdim en son,
Bir hiçe emanet etmişim meğer sevdamı,
Ben her sevda mevsiminde ona açmıştım oysa kendimi,
Seneler,seneler,
Sonra yarı bir ömür altı üstü feda ettiğim,
Nasılsa unutursun diyordu giderken,
Nasılsa unutursun,

Sen en son kimi sevdin diye soruyor takvimler,
Hiç,
Hiçi sevdim ben evvelden beri,
Bir hiçe vuruldum ve heba ettim kendimi,
Nerden bulaştım sevmek denen şu garip duyguya,
Hiç mi güzel bir şey bırakmaz mazide bu sevda mevsimleri,
Soruyor şimdi o mevsimler,
Sen en son kimi sevdin?
Bir hiçi sevmişim oysa ben bir ömür boyu,
Koskoca bir hiçi…
Sen bilir misin bir hiçi sevmek ne demek?
Hemde bir ömür boyu…

İbrahim Aykut Akıncı

AŞKTAN BİLMECELER

Bir ilk bahar günü evet,
Bir elimde bir çiçek bembeyaz yaprakları,
Seviyor, sevmiyor,seviyor,sevmiyor,
Ve bitti,
Son bir yaprak elimde kalan biraz ağlamaklı mı ne?
Sevmiyor çıktı falımda belli ondan bu göz yaşları.

Bir yaz günü evet,
Bir elimde küçük bir kız çocuğu,
Bir elimde bir mektup başlığı büyük harflerle ayrılık,
Aşıkmış,
Çok seviyormuş,
Sonra mı?
Yapamıyormuş,
Bitmeliymiş,
Bir başkası varmış belkide,
O da belkiymiş,
Böyle başlıyor böyle bitiyor birde göz yaşları var üzerinde belki kendinin hayret,

Bir sonbahar günü evet,
Bir elimde sigaram bir elimde sıcak bir kahve,
Hepmi hasreti anımsatır dökülen bu sonbahar yaprakları bilmem ki,
Bir daha sevemem ben yoruldum,
Nasıl olunur ki sevmeye yorgun bir insan,
Olunur,
Öyle bir olunur ki sen bile anlamazsın yılların yorgunluğu der geçersin,
Böyle avuturken kendini bir bakarsın bembeyaz saçların eyvah,
Ne sevdası yahu,
Sevmekte nedir,
Ve ağlamaya başlarsın,
Ağlarsın, ağlarsın.

Bir kış günü evet,
Bir elimde bir küçük kar tanesi bir elimde vedanın resmi,
Resimde bir kadın evet o eski aşkım,
Soğuk mu?
İnan umrumda değil elimde buzdan devasa bir veda resmi varken?
Göz yaşları da var resimde gerçekmidir bilmem,
Bundan resim bile emin değil ben hiç bilmem,
Tek aklımda kalan ondan mevsim mevsim yaşanmış bu aşktan bilmeceler…

İbrahim Aykut Akıncı

NE ALAKA AŞKA

Nerden çıktı bu aşk dedikodusu şimdi durup dururken,
Sen ayrı bir köşede bir şehirde ben kendimle başbaşa bir başka şehirde,
Oysa ne bir telefon geldi ne bir haber senden,
Nereden bulayım şimdi sevginin tılsımını  kaybetmişken yıllar önce,
Hem ne alakası var canım şimdi açmanın eski aşk defterini,
Ben baştan aşağı unutulmuşluk,
Sen baştan aşağı umursamazlık kuşanmışken yalnızlıktan yapılmış bir zırh gibi,
Senle ben birbirimizden habersiz bir dedikodu olmuşuz sevdaların yaşanmamış kıyılarında,
Benden geçmiş artık aşk,meşk çoktan geçmiş,
Soracak tek bir sorum kalmış sana duymayacak olsanda,
Beni acıtan bunca yıldan sonra 
Söylesene ey sevgili ne alaka aşka?

İbrahim Aykut Akıncı

BİTTİ SEVDA GİDEBİLİRSİN

Bitti bende sevmeler tükendim gidebilirsin,
Belki bir gün yeniden severim belki bende temelli giderim,
Belki de birdaha hiç çıkmam karşına sadece özleminde gezinirim,
Şimdilik bitti sevda,
Sen bilirsin istersen gidebilirsin.

Yaşayacak pek bir şey kalmayınca sevdanın şatolarında,
Bazen ayrılıp gitmektir belki de en iyisi nefrete dönüşmeden sevgiler,
Zamana bırakmalı herşeyi zaman unutur zaman herşeye alışır hemde herşeye,
Bizi de unutur zaman,
Bizi de unutturur birbirimize alışır gidersin,
İşte  sende görüyorsun,
Bitti sevmek gidebilirsin.

Bir aşk başlar bir yerlerde biri biter başka bir şehirde,
Bu gitmeleride aşkı yaşamanın kaderinden saymalı,
Her kader gitmekle mi bitmeli ey sevgili?
Bu sonların suçlusu elbette sen de değilsin bende,
Ne kadar dirensem de seni sevmenin bedeline,
Tükendim artık ben,
Yani bitti sevda gidebilirsin…

İbrahim Aykut Akıncı

BANA SEVMEYİ ÖĞRET

Haydi bana sevmeyi öğret,
Bildiğin ne varsa anlat bana yeterki sevmek geçsin cümlelerin içinde,
Haydi bana sevmeyi öğret,
Sessiz sessiz anlat bana sevmeyi duymasın kimse cahilliğimi utanıyorum çok,
Haydi bana sevmeyi öğret,
Yeniden başlayayım yaşamaya o arsız duyguları öğret bana bilsen nasıl muhtacım sana,
Haydi bana sevmeyi öğret,
El ele tutuşmayı, beraber gülmeyi öğret aynı şeylere, başbaşa verip ağlamayı öğret hemde  hiç utanmadan erkekliğimden,
Haydi bana sevmeyi öğret,
Öğret ki sevgilim haykırabileyim dünyaya seni sevebildiğimi,
Haydi bana sevmeyi öğret,
Bana sevebileceğimi öğret tıpkı senin gibi,
Ve bana sevmeyi öğret sadece ama sadece sevmeyi….

İbrahim Aykut Akıncı

SENLE BEN

Senle ben,
Bir de aşk,
Bak işte nasıl da kesiyorum seni karşıdan,
Hafiften kısmışım gözlerimi bakerken,
Aşık bakışıymış bu,
Böyle bakışıyormuş aşıklar,
Senle ben işte başka da hiçbir şey yok,
Haaa birde aşık bakışları.

İbrahim Aykut Akıncı

EVET YA

Evet ya aynen öyle yine yalnızları oynuyorum bugün,
Birde seni sormalı neredesin, kimlerlesin?
Beni sormuşsun birkaç kez mahallede ki arkadaşlara,
Oysa sen hiç arayıp sormazdın beni,
Şaşırdım,
Eh işte ne diyeyim mevsimler,seneler gelip geçiyor önümden,
Vakit beklemez biliyorsun,
Aşk bekler, iş bekler, ayrılık bekler de zaman beklemiyor işte,
Yutup seni ,beni ,doğayı, şehri umursuzca geçip gidiyor önümüzden,

Evet ya aynen öyle sen geliyorsun aklıma bazen sevgi yolunda dolanırken,
Hangi şehirde kimlerlesin meraklanıyorum bazen oysa banane demem gerekirken,
Sana soramadığım herşeyi kapalı anlaması güç cümlelerle soruyorum kendi kendime,
Hoş bazen bende anlamıyorum kendi kendimi avuttuğum bu cümleleri,
Neyse boşver,
Nasıl olsa bir haber etmeyeceksin kendinden,
Bir karar verdim bende merak etmeyeceğim artık seni,
Unutup geçeceğim tıpkı umursamaz zaman gibi,

İbrahim Aykut Akıncı